İP NEDİR?

Doğal ve sentetik liflerin bir dizi işlemler sonrasında birbirlerine paralel bir şekilde, bükümlü veya bükümsüz olarak bir araya getirilmiş ve bu sayede mukavemet kazandırılmış tekstil ürünüdür.

Bu ürün yani iplik DOKUMA KUMAŞLARIN VE ÖRME KUMAŞLARIN hammaddesidir. Bütün doğal lifler ve doğal lif benzeri sentetik lifler, kesikli yapıda (Ştapel) oldukları için lifleri bükümle bir araya getirmek zorunludur. Aksi takdirde ise iplikte söz edilemez. Bunun yanında sürekli (kontinü) sentetik flamentlerden hem bükümlü hem de bükümsüz iplik elde etme imkânı bulunmaktadır. İplik çapını, yan yana gelen lifler oluşturur. Dolayısıyla ince liflerden ince iplik elde edilebilir. İplik numarası değişmediği halde çaptaki lif sayısı arttıkça sağlam ve kaliteli iplik yapılır. Lifin veya filamentin 10 mikron (μm)‟dan ince olanları ile 50 mikron (μm)‟dan fazla olanları iplik yapımı için uygun değildir, ince olanlar çok çabuk kopabilir. Kalınlar ise çok kaba iplikler meydana getirir.

Lif:

Belirli uzunluk, incelik ve mukavemeti olan yumuşak, sarılmaya, eğrilmeye ve bükülmeye uygun maddeye tekstil endüstrisinde lif ,Tekstilde kullanılan ham maddeye elyaf adı verilir.

Elyaf;

lif kelimesinin çoğulu olup, gerilebilme ve kopma mukavemeti ile bükülebilme (eğrilebilme), birbiri üzerine yapışabilme yeteneği olan ve boyu enine göre çok uzun olan renkli veya renksiz lif topluluğuna denir.

Kısa lif ( ştapel Lif ):

Bu lifler pamuk ve kesikli yapay liflerden oluşmuştur. Uzunlukları tür ve soylarına göre değişir ve ortalama olarak 1 cm‟den 40 cm‟ye kadar olan bu liflere “stapel lif” denir.

Yapay kesikli elyaf :

Yapay elyafı, pamuk ve yün elyafıyla birlikte işleyebilmek için, isteğe göre şekillendirip belli boyda kesilmesiyle elde edilen elyafa,”yapay kesikli elyaf” denir.

Uzun lif:

Bulifler yün ve kesikli yapay liflerden oluşmuştur. Lif Uzunlukları koyunun tür ve soylarına göre değişir ve 40 milimetrenin üzerinde olan doğal liflerle birlikte işlenen yapay kesikli liflere “uzun lif”

Kesiksiz (filament) Lifler:

Kontinü elyaf da denilen kesiksiz elyafta liflerin boyu sonsuz uzunluktadır. Bu liflere “filament” adı verilir.

Monofilament ( Tek flament ) :

Kalınlığı 0,1 mm.den daha az olan ve tek filamentten oluşan ipliktir.

Flament iplik:

Kalınlığı 0,1 mm.ye kadar olan,bir veya daha fazla sayıda bükümlü veya bükümsüz olarak bir araya getirilmiş filamentlerden oluşan ipliktir.

Tekstüre flament iplik:

Tek veya çok sayıda filamentten oluşan, kıvrım kazandırılmış filament demektir.

KARDE RİNG PAMUK İPLİĞİ

Karde ring pamuk iplikleri, penye pamuk iplik üretimine göre daha kısa pamuk elyafından üretilmiş, tarama işlemi yapılmamış pamuk ipliğidir. karde ring iplikleri penye ipliklerine göre daha düşük kalitelidir.

Bu iplikler düzgünsüz ve pürüzlü bir yüzeye sahiptir. Dokuma ve örme sektöründe kullanılan bu ipliklerin bükümü triko için düşük, dokuma için daha yüksek yapılır. Karde ring ipliklerinin mukavemeti, penye ring ipliklere göre daha düşük, open-end ipliklere göre daha yüksektir. İplik kalınlaştıkça (iplik numarası küçüldükçe) fiyatı düşer ve iplik kaba bir yapıya sahip olur. Genellikle Ne 6 ile Ne 30 numara arasında üretim yapılır.  Karde ipliklerle yapılan kumaşlar düzgünlük açısından, penye ipliklerle yapılan kumaşlara göre daha kötüdür.zayıf bir kumaş yapısı arz ederler. Gevşek, kaba ve tüylü bir kumaş oluştururlar. Karde iplikler penye ipliklere göre bir miktar yabancı madde içerdiklerinden karde mamuller penye mamullere göre daha mat ve daha az temiz görünürler.  Karde ring iplikleri, denim (blue jean), kord, havlu, spor giysi kumaşları, çarşaflar, döşemelik kumaşlar, ev tekstilleri, teknik kumaşlar gibi kumaşların dokunulmasında kullanılmaktadırlar. Karde ring iplikleri kısaca penye ipliklerinin zorunlu olarak kullanıldığı pamuklu kumaşlar dışında dokumada üretilen bütün pamuklu kumaşlarda kullanılır.

PENYE RİNG PAMUK İPLİĞİ

Uzun ve ince pamuk elyaflarının penye dairesinden (tarama) geçirilerek, kısa ştapel iplikçiğinde eğrilmesiyle oluşan kaliteli pamuk ipliğidir. Penye dairesi, şerit birleştirme ve penye makinelerinden oluşur. Bu yüzden penye ipliği üretmek için gerekli makine parkı uzun ve pahalıdır. Materyel fazla enerji harcanarak işlenir. Bu da kaliteli ve daha pahalı olan, geniş kullanıma sahip penye ipliğini oluşturur. Kısa elyaflardan arındırıldığı için ştapel diyagramı gelişmiştir. Ne 80’e kadar ince iplikler üretilebilir. Düzgün ve yumuşak tutumludur. Karde ipliğine göre daha temiz ve homojendir. Mukavemeti daha fazla, düzgünsüzlüğü daha azdır.  Penye ipliklerle yapılan kumaşlar, karde ipliklerle yapılan kumaşlara nazaran daha iyi ve kalitelidir. Karde ipliklerden yapılamayacak kumaşlar penye ipliklerle yapılır. En önemli özelliği su emici olmasıdır. Bu kullanılabilme yeteneğini arttırır. Statik elektriklenme ve piling problemi yoktur. Örme, triko, dokuma kumaşlarının her çeşidinde kullanılabilir.  Penye ipliklerle elde edilen kumaşların çok çeşitli kullanım yerleri vardır. Bayan, erkek ve çocuk kıyafetlerinde iç ve dış giyim ürünleri (yazlık ve kışlık), ev tekstilinde döşemelik, perdelik örtülük ürünlerde kullanılır.

OPEN-END PAMUK İPLİĞİ

Açık-uç eğirme sistemine göre üretilen ipliklerdir. En çok kullanılan yöntemi rotor iplikçiliğidir. Pamuk ve pamuk tipi elyaflar kullanılabilir. Rotorun içine düşen elyafların merkezkaç kuvvetinin etkisiyle eğrilmesi sistemine dayanır. Open-end ipliğin oluşması ring ipliği ile farklılık gösterir. Temelde makine parkında olan farklılıklar vardır. Open-end iplikçiliğinde besleme bant olarak yapılır ve oluşan iplik direkt olarak bobinlenir.  Kısaca ring iplikçiliğinde bulunan fitil ve bobin aşamaları Open-end iplikçiliğinde yoktur. Kaba ve orta incelikte iplikler elde edilir. Hacimli ve tüylü bir yapısı vardır. Ring ipliklerine göre mukavemeti düşük ve düzgünsüzlüğü fazladır. Ne 30/1’e kadar incelikte open-end iplik yapılabilir.  Open-end iplikler genel olarak çok yüksek mukavemet gerektirmeyen yüzeylerin elde edilmesinde kullanılır. Open end ipliklerin en fazla kullanıldığı kumaşlar denim (jean) kumaşlardır. Pamuk kaynaklı olması kumaşlara emicilik kazandırmaktadır. Bunun yanında örtme gücü, ısı tutma özellikleri, ring iplikleri ile üretilen kumaşlara göre daha iyidir.  Mamul bazında Open end iplikleri kullanımı, ortaya çıktığı günden beri gittikçe yaygınlaşmaktadır. İlk zamanlarda ağırlıklı olarak denim ürünlerde kullanılan open end iplikler, bugün birçok üründe kullanılmaktadır. Giyim sektörünün dışında ev tekstili, dekoratif kumaşlar, fazla dayanım istemeyen sınai kumaşlarda open end iplikler kullanılır.

KAMGARN YÜN İPLİĞİ

Yün iplikçiliği metodudur.

Uzun ve ince yün elyaflarının taranmasıyla ve daha sonra eğrilmesiyle elde edilen kaliteli yün ipliğidir.

Kamgarn iplikçiliğinde makine parkı, ştrayhgarna göre çok uzundur.

Taraktan sonra çekme, tarama, finisör ve ring eğirme makineleri vardır. Mukavemeti iyi, düzgünsüzlük minimumdur.

Üniform bir yapı vardır, elyaflar birbirine paralel ve düzenli bir şekilde yerleşmiştir.

İnce yün iplikler bu yolla elde edilir.

Kamgarn yün iplikleri prensip olarak, pamuktaki penye ipliklerine benzerler.

Kamgarn’da da tarama işlemiyle kısa elyaflar döküntüye giderler. Bu da ipliğin kalitesini arttırır.

Kamgarn ipliklerle daha çok düzgün yüzeyli kumaşlar elde edilir.

Bu kumaşlar ince yapılı, narin dokuma ve örme ürünleridir.

Bu kumaşlarda doku ve desen belirgindir.

Isı yalıtma özelliği ştrayhgarna göre daha azdır, bu da sıkı yapı ve hacim azlığının sonucudur.

Buruşukluk gösteririler buna karşın ütü tutma özelliği iyidir.

Kamgarn ipliklerden genellikle kışın giyilebilen ağır ve iyi tutumlu, kaliteli kıyafetler üretilir.

Bunlar erkek ve bayan dış giyim ürünleridir. (Takım elbise, ceket, tayyör, döpyes, etek vb.) Ayrıca ince örgülü kumaşlar, kazaklar, kışlık bluz ürünlerinde ve çocuk giyiminde kullanılır.

ŞTRAYHGARN YÜN İPLİĞİ

Kısa lif oranı yüksek, taranmamış yün elyaflarının ştrayhgarn teknolojisine göre işlenmesi ile elde edilir.

Kamgarn ipliklere göre çok kısa bir makine parkı vardır.

Harman-hallaç dairesinden sonra taraklama işleminden geçirilir.

Taraktan fitil (ön iplik) halde alınır ve eğrilerek iplik oluşur.

Kamgarna göre düşük mukavemetli, düzgünsüz ve hacimli bir yapıya sahiptir.

Elyaflar iplik içinde gelişigüzel yerleşmiştir.

Kalın ve kaba görünümlü, yüzeyi pürüzlü ve tüylüdür.

Ştrayhgarn ipliklerdokuma yüzeylerde kullanılır.

Kaba ve tüylü oluşu örme sektöründe kullanımını minimuma indirir.

Ştrayhgarn ipliklerden yapılan kumaşlar yumuşaklık ve hacimleri sayesinde çok iyi yalıtım sağlarlar.

Bu kumaşlarda doku pek belli değildir.

Süngerimsi ve yaylı bir tutuma sahip olduklarından ütü tutmazlar, ancak şardonlanmaya elverişlidirler.

Ştrayhgarn iplikler, kamgarnlardan daha iyi bir yalıtım sağladıkları için ağır kış şartlarında kullanılan palto, manto türü giyeceklerde ve özellikle battaniye üretiminde fazlaca kullanılırlar. Bunların dışında el dokuması olan halı, kilim üretiminde kullanılırlar.

KETEN İPLİĞİ

Keten bitkisinin saplarından elde edilen keten elyafından üretilen ipliklerdir.

Kısa ştapelli ve uzun ştapelli olarak iki kısma ayrılırlar.

Kısa ştapelli keten ipliklerkaba ve kalın olmalarına karşın uzun ştapelliiplikler ince ve hassastır.

Kısa ştapelli ipliklerhacimli bir yüzeye sahip olup düzensizlikler vardır.

Uzun ştapelli ipliklerise pürüzsüz ve düzgün bir yüzeye sahiptirler.

Genel olarak değerlendirilirse uzun ştapelli keten ipliklerkısa ştapelli ipliklerden daha kaliteli ancak daha pahalıdır.

Kısa ştapelli ipliklergenelde evlerde dokunan kaba kumaşların yapımında kullanılır.

Uzun ştapelli ipliklerince ve düzgün yüzeyli oldukları için daha hassas kumaşların dokunmasında kullanılır.

Örme sektöründe ancak karışım halinde kullanılabilir.

Örme ve triko sektöründe saf olarak kullanılamayan keten ipliği genelde dokuma kumaşlardan elde edilen ürünlerde kullanılır.

İnce kumaş ürünleri genellikle yazlık kıyafetlerdir.

Kaba kumaşlar ise hasır, ayakkabı gibi ürünlerde kullanılır.

Bunların dışında ev tekstili, temizlik bezleri, peçete ve mendil üretiminde ketenden faydalanılır.

FLOŞ (VİSKON) İPLİĞİ

Rejenere selüloz elyafından filament halde elde edilen ipliklere floş (rayon), ştapel haldeki elyaftan elde edilen ipliklere de viskon iplikler denir.

Filament haldeki ipliklerde (floş) görünüm, tuşe ve parlaklık gibi özellikler ipeğe benzer, yumuşak ve dökümlüdürler, statik elektriklenme ve piling açısından sorun yaratmazlar.

Ştapel haldeki elyaflardan yapılan iplikler(viskon) ise büyük oranda pamuğa benzer nem çeker özellik gösterir.

Sağlamlığı ilament iplikten daha azdır.

Bunun dışında özellikle birbirine benzer çeşitli bitim işlemleriyle özellikleri daha da iyileştirilebilir.

Filament veya ştapel haldeki floş-viskon iplikler dokuma ve örme kumaşlarda çok geniş bir kullanıma sahiptir.

İnce dökümlü ve fantezi kumaşlar elde edilebilir, iplik özelliklerinin çoğunu aynı şekilde gösterirler.

Viskon kumaşlar boya baskı gibi işlemlere de elverişlidirler.

Viskon (floş) kumaşlar çok geniş kullanıma sahiptirler. Başta ev tekstili olmak üzere hazır giyim ve endüstriyel alanlarda kullanılır. Özellikle şık ve dökümlü fantazi kıyafetlerin yapımında kullanımları yaygındır. Ayrıca üst giyimde astar olarak da kullanılır.

POLYESTER İPLİĞİ

Poliester elyafından üretilmiş sentetik (tam yapay) iplik tipidir.

Petrol türevi olan poliester ipliklerfilament olarak veya ştapel elyaftan eğrilerek üretilebilirler.

Filament ipliklerpürüzsüz, kaygan bir yüzeye sahiptir. Kesitleri yuvarlaktır.

Yüksek mukavemete sahiptir.

Ştapel formun mukavemeti filament forma yakındır.

Yüksek esneme özelliğine sahip polyester iplikler düşük nem çekerler.

Erime noktası 260 °C’dir.

Termofikse edilebilme özelliği çok iyidir. Bu yüzden çok kolay tekstüre olur.

Tekstüreli veya tekstüresiz olarak kullanılabilen poliester iplikler tekstilde önemli bir yere sahip sentetik ipliklerdir.

Poliester iplikleri dokuma ve örme kumaşların üretiminde çok geniş bir kullanıma sahiptirler.

Dayanıklıdır ve esneme özelliği vardır, düşük nem emiciliğine sahiptir.

Düşük nem emiciliği yüzünden statik elektriklenme ve piling problemi yaratır.

Poliester ipliklerden elde edilen kumaşların olumlu özellikleri geniş bir alanda kullanılmalarını sağlamaktadır.

Genel olarak bakıldığında; her türlü bayan ve erkek giyiminde, ev tekstillerinde (perde, mefruşat vb.) ve endüstriyel alanlarda (çadır, branda, yelken vb.) teknik tekstiller olarak kullanılmaktadır.

NAYLON İPLİĞİ

Poliamid elyafından üretilmiş sentetik elyaftır.

Naylon ve perlon olmak üzere iki çeşidi vardır.

Ancak piyasada poliamid iplikler naylon olarak bilinir.

Filament iplik veya ştapel iplik olarak üretilebilir.

Filament iplikler istenen boyda ve incelikte üretilebilir.

Ştapel iplikler ise yün veya pamukla karışım halde kullanılırlar.

Tekstüreli ve tekstüresiz olarak kullanılır.

Yüksek mukavemet ve elastikiyete sahip naylon iplikler poliesterle birlikte tekstilde en çok kullanılan sentetik ipliklerdir.

Dokuma ve örme yüzeylerde naylon ipliklertek başlarına kullanılacaksa genelde filament halde kullanılırlar.

Ama pamuk ve yünle karıştırılarak ştapel iplik olarak da kullanılırlar. Böylece şardonlamaya elverişli kumaşlar üretilebilir.

Naylon kumaşların önemli özellikleri dayanım formu koruma ve kolay bakımdır.

Statik elektriklenme düşüktür. Ancak piling problemi vardır.

Sıcaklığa karşı direnci çok yüksek ancak ışığa dayanıklılığı kötü olan naylon ipliklerle üretilen kumaşlar, sürtünme ve aşınma dayanımının yüksek olması gereken yerlerde kullanılır.

Özellikle ince çorap, iç çamaşırı, mayo, spor giyim eşyaları, ev tekstili ve dekoratif ürünlerde kullanımı vardır. Ayrıca endüstriyel alanlarda da yaygın bir kullanımı vardır.

AKRİLİK İPLİĞİ

Petrol türevi olan akrilik elyafından üretilmiş sentetik (tam yapay) ipliklerdir.

Genelde ştapel haldeki elyafın eğrilmesiyle elde edilir.

Dolgun, yumuşak tutumları ile yüne benzerler.

Yapısal bileşimlerinin oranlarında farklar olan çeşitli tipleri mevcuttur.

Bunlardan en çok bilinen ikisi orlon ve modakriliktir.

Orlon, poliakrinitrilden elde edilen ştapel elyaflardan oluşan ipliktir. Yirmiden fazla çeşidi vardır.

Modalakrilik ise özelliklerinde iyileştirilme yapılmış akrilik ipliğidir.

Hafif ve sıcak tutan, ışığa ve iklime dayanıklı, bakımı kolay, parlak ve çabuk kuruyan iplikler olarak bilinirler.

Gerek dokuma gerekse örme olsun, kumaşlarda yaygın olarak akrilikiplikler kullanılır.

Yüne benzediğinden şardonlanmaya elverişlidir.

Düşük nem alma yeteneği statik elektriklenme ve pilling gibi problemler yaratır.

Yüksek ışık ve iklim şartlarına karşı direncin gerektiği yerlerdeki tüm örgü veya dokuma kumaş ürünlerinde kullanım yeri bulmuştur.

Bayan veya erkek dış giyim, yer döşemelikleri, ev tekstili (battaniye, halı, perde vb.), hacimli oluşundan dolayı özellikle kazaklarda çok kullanılır.

YALIN (ÇIPLAK) ELASTAN İPLİKLER

Polimer eriyiğinden lif çekimi sonucu elde edildikten sonra doğrudan kullanılabilen monofilament veya multifilamentli ipliklerdir.

Tekstilde kullanım alanı oldukça sınırlıdır. Bazı örgü kumaşlarda kullanılırlar.

Yüksek fiyatı nedeniyle, elastan liflerinin yalın halde kullanımından kaçılmaktadır.

KAPLANMIŞ ELASTAN İPLİKLER

Tekstil endüstrisinin çok çeşitli ihtiyaçlarına ekonomik bir şekilde cevap verebilmek için elastan liflerin, değişik iplik ve elyaf türleri ile kombine edilerek kullanılması yoluna gidilmiştir. Filament haldeki elastan üzerine çeşitli liflerin sarılması ile kaplanmış yapıdaki elastan iplikler elde edilir.

Bu amaçlarla üretilen elastan içerikli kombine iplikler, ipliği oluşturan komponentlerin türüne ve üretimde kullanılan sistemlere göre değişen özelliklere sahiptirler.

FİLAMENT İPLİKLER

Bir filament iplik, iplik uzunluğu boyunca devam eden bir veya daha fazla sayıdaki filament liften meydana gelmektedir.

Tek bir filamentten oluşan iplik monofilament, çok sayıda filamentten oluşan iplik ise multifilament olarak bilinmektedir.

Giysi uygulamalarında bir filament iplik iki-üç adet gibi az sayıda filament liften oluşabileceği gibi bu sayı 50 gibi yüksek bir miktarda da olabilmektedir. Örneğin, halı imalatında bir filament iplik yüzlerce liften meydana gelebilir.

Yapay liflerin büyük bir kısmı filament iplik şeklinde üretilmektedir.

İpek filament formundaki tek doğal liftir.

İplik içindeki filamentlerin şekline bağlı olarak filament iplikler düz ve hacimli olmak üzere iki gurupla sınıflandırılabilir.

Düz bir iplik içindeki filamentler düzgün bir şekilde uzanırlar ve iplik eksenine paralel bir yerleşimleri vardır.

Bu nedenle düz filament ipliklerde lif yerleşimi birbirine çok yakındır ve düz bir yüzeye sahiptir.

Filamentlerin ya kıvrım aldıkları ya da birbirlerinin içine geçerek karıştıkları hacimli iplikler aynı incelikteki düz ipliklerden daha büyük bir hacme sahiptirler. Hacimli ipliklerin üretimi için ana yöntem teksturedir.

Teksture işlemi filamentlerin uzunluğu boyunca kalıcı kıvrımlar, halkalar ve ilmekler oluşturmak suretiyle gerçekleştirilmektedir.

Teksture iplikler artırılmış bir hacimliğine sahip oldukları için bu ipliklerden yapılan kumaşların hava ve buhar geçirgenliği düz ipliklerden yapılanlardan daha büyüktür.

Ancak hava yastığı kumaşları gibi düşük hava geçirgenliği gereken uygulamalarda düz ipliklerdaha iyi bir secim olacaktır.

HDPE FİLAMENT İPLİKLERİ

HDPE, yüksek yoğunluklu polietilen (high density polyethylene) anlamına gelmektedir.

Çok yüksek ağırlıklı polietilen başlangıç malzemesi olarak kullanılır.

Lif üretimi için jel çekim prosesi uygulanır. Jel çekim prosesinde moleküller bir solvent içerisinde çözülür ve bir düze vasıtasıyla lifler çekilir.

Çözelti içerisinde katı halde kümeler oluşturan moleküller serbest vaziyette kalırlar ve filamenti oluşturmak için çözelti soğutulduktan sonra bu durumlarını muhafaza ederler.

Liflerin eldesinden sonra uygulanan gerdirme prosesi filament içerisinde çok yüksek bir makro moleküler bir oryantasyon sağlar ve bu da yüksek bir tenasite ve modül oluşturur.

HDPE lifleri farklı uygulamalar için farklı derecelerde üretilir.

Halat üretimi ve kordonlar, koruyucu giysiler ve çarpmaya dayanıklı malzemelerin her biri için ayrı tipte filament iplikleri üretilir.

KARBON FİLAMENT İPLİKLERİ

Karbon lifleri genellikle rayon ve akrilik gibi oncu liflerden yapılmaktadır.

Akrilik lifini karbona dönüştürürken üç aşamalı ısıtma prosesi kullanılmaktadır.

Başlangıç aşamasında akrilik liflerinin okside koşulları altında 200-300 °C’ a kadar ısıtıldığı oksidatif stabilizasyondur.

İkinci aşama ise okside edilmiş liflerin inert bir atmosfer altında 1000 °C civarında ısıtıldığı karbonizasyon aşamasıdır.

Sonuç olarak hidrojen ve azot atomları okside edilmiş liften atılmış olur ve oryante edilmiş fibriller şeklinde yerleşmiş hekzagonal bilezikler formunda karbon atomları kalır.

Son aşama ise grafitleştirme prosesidir.

Burada karbonize edilmiş filamentler tekrar inert bir atmosferde 3000 °C sıcaklığa kadar ısıtılır.

Grafitleştirme bir kristalin tabaka yapısında organize olmuş karbon atomlarının düzgün bir şekilde yerleşimini artırmaktadır.

Bu tabakalar yüksek modüllü liflerin üretimlerinde önemli bir faktör olan lif ekseni doğrultusunda iyi bir şekilde oryante olmaktadır.

Cam lifleri gibi karbon liflerinin de çoğu kırılgandır. İşlenebilirliği iyileştirmek ve liflerin bir arada tutulmasını sağlamak için haşıl kullanılır.

CAM FİLAMENT İPLİKLERİ

Cam yanmayan bir tekstil lifidir ve çok yüksek tensisiteye sahiptir.

Bu lif güç tutuşurluk gereken uygulamalarda kullanılmıştır ve genellikle de binaların izolasyonunda kullanılmaktadır.

Sahip olduğu özellikleri ve düşük maliyetleri nedeniyle cam lifleri büyük ölçüde kompozitlerin takviyelerinin imalatında kullanılmaktadır.

E-cam, C-cam ve S-cam gibi farklı tipte cam lifleri bulunmaktadır.

E-cam lifleri neme karşı büyük dirence sahiptir ve aynı zamanda yüksek bir elektrik ve ısı direnci de bulunmaktadır.Bu genellikle dokuma kumaş formundaki cam takviyeli plastiklerde kullanılır.

C-cam ise hem asitler hem de alkaliler olmak üzere kimyasallara direnci ile bilinmektedirler. Bu tur direnç gerektiren kimyasal filtrasyon çalışmalarında geniş çaplı olarak kullanılırlar.

S-cam lifi de yüksek mukavemetlidir ve kompozit imalatında kullanılır.

Cam filament iplikleri klasik tekstil iplikleri ile karşılaştırıldığında kırılgandırlar.

Sonuç olarak cam lifleri tekstil işlemleri sırasında kolayca kırılabilirler.

Bu nedenle lifler arasındaki sürtünmeyi minimize etmek ve lif demetini bir arada tutmak için uygun haşıllamanın yapılması gerekmektedir.

Dekstrin, jelâtin, polivinil alkol, hidrojenize bitkisel yağlar ve noniyonik deterjanlar genelde kullanılan haşıl maddeleridir.

Cam lifleri ile işlem yapılırken cildin tahriş olmasını engellemek ve cam liflerini solumamak için koruyucu giysi ve maske kullanılmalıdır.

ARAMİD FİLAMENT İPLİKLERİ

Aramid lifi, lifi oluşturan maddenin amid bağlarının en azından % 85’ inin doğrudan doğruya iki aromatik bileziğe bağlandığı uzun zincirli bir poliamid lifidir.

Nomex ve Kevlar Du Pont’ a ait olan ve en iyi bilinen iki aramid lifinin ticari ismidir.

Aramid lifleri yüksek mukavemetli liflerdir.

Bu aramid lifler yüksek sıcaklığa ve birçok kimyasala ve gerdirmeye karşı dirençlidir.

Kevlar aramid

nispeten düşük ağırlığı ve zarar görmeye ve yorulmaya karşı direnci ile iyi tanınmaktadır.

Bu özellikleri nedeniyle Kevlar 49 yüksek tenasiteye sahiptir ve uçak parçaları ve bot imalatına yönelik parçalar dahil olmak üzere birçok kompozitlerin imalatında güçlendirme materyali olarak kullanılmaktadır.

Nomex aramid

ısıya karşı dirençlidir ve itfaiyeci giysileri ile buna benzer alanlarda kullanılmaktadır.

Aramid iplikleri cam ve kevlar gibi diğer yüksek performanslı benzerlerinden daha esnektir ve böylece dokuma, örme veya sac orgu şeklindeki kumaşlar yapım proseslerinde daha kolay bir şekilde kullanılır.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, aramid ipliklerinin klasik tekstil ipliklerinden daha mukavim ve daha fazla uzayabilir olmalarına rağmen kumaş üretim işlemlerini zorlaştırabilecekleridir.

KATLI İPLİKLER

Normal tekstil ve hazır giyim uygulamalarında kumaşların çoğunluğunda tek kat iplikler kullanılır.

Fakat özel iplikler bilhassa teknik ve endüstriyel uygulamalar için yüksek mukavemetli ve modüllü iplikler elde etmek için genellikle katlı ipliklere ihtiyaç duyulur.

Katlı bir iplik iki veya daha fazla tek kat ipliğin tek bir aşamada beraberce bükülmesi ile elde edilir.

Kablo iplikler

iki veya daha fazla katlı ipliğin veya katlı ve tek kat ipliklerin kombinasyonunun beraberce bükülmesiyle üretilmektedirler.

Birkaç tane tek kat ipliğin beraberce bükülmesi, her bir ipliğin üst tabakalarındaki liflerin bağlanmasını iyileştirerek tenasiteyi artırır.

Bu ilave bağlanma, yüzey liflerinin iplik mukavemetine katkısını yükseltmektedir.

Katlı iplikler aynı zamanda daha düzgün daha düz ve daha dayanıklıdır.

Uygun bir tek kat iplik ve katlama bükümü kullanarak kord bezi gibi yüksek mukavemet, düşük esneklik gerektiren uygulamalar için mükemmel bir şekilde dengelenmiş katlı iplikler üretilebilir.

Katlı iplikler için tipik bir proses akışı aşağıda belirtilen aşamalarda yapılır;

1) Tek kat iplik üretimi,

2) Tek kat ipliğin bobinlenmesi ve temizlenmesi,

3) Katlama; katlı büküme uygun bir bobin formatı üzerine istenen kat adedi kadar ipliğin bir arada sarılması,

4) Büküm verme,

5) Bobinlemedir.

Büküm verme iki basamaklı proses ile veya bir ‘’çift büküm’’ makinesi ile gerçekleştirilebilir.

İki basamaklı prosesin ilk aşamasında bir Ring büküm makinesi düşük katlama bükümünün verilmesini ve ikinci aşamada ise bir kelebekli büküm makinesi nihai bükümün verilmesini temin eder.

Ring büküm makinesi yüksek çıkış hızı elde edebilmek için düşük büküm kullanır.

Ring büküm makinesinde kelebekli büküm makinesinde ipliğin gerekli şekilde sağılmasına uygun bir sarım formatı hazırlanır.

Kelebekli büküm makinesinde besleme bobini iğ ile beraber döner ve iplik bobinin üst tarafından alınarak çekilir. Serbestçe dönen bir küçük kelebek iplikle beraber döner ve ipliğin bükümünün aktarılmasını sağlar. Bir çift büküm (two-for one) makinesinde besleme bobini sabit olarak durmaktadır.

İplik bobin üzerinden sağıldıktan sonra iğin ortasından geçirilir ve iğ ile birlikte dondurulur.

İğin her donuşu ipliğin iğin içinde kalan kısmına bir büküm ve aynı zamanda bobinin dışında kalan kısmına (ana iplik balonu) da bir büküm verir.

İplik böylece iğin her dönüşünde iki büküm alır.

Eğer besleme bobini iğin tersi yönde döndürülür ise bu durumda büküm verme miktarı bobin donuş hızı kadar artacaktır. Saurer Tritec büküm makinesi bu prensiple çalışır.

Tritec büküm makinesinde bobin iğ devri kadar bir devir ile fakat aksi yönde döner.

Böylelikle her iğ devrinde üç büküm verilmiş olur. Bobin manyetik olarak tahrik edilmektedir.

Aynı kalınlıktaki iki katlı ipliğin üretimi tek kat bir ipliğin üretiminden çok daha pahalıya mal olmaktadır.

Bu durum yalnızca ilave katlama ve büküm işlemlerinden değil aynı zamanda tek kat ipliğin daha ince üretiminin getireceği maliyet artışından kaynaklanmaktadır.

BUKUMSUZ (YAPIŞTIRMALI) EĞİRME

Ştapel liflerden büküm olmaksızın iplik üretmek için çok sayıda teknikler geliştirilmiştir.

Boylelikle üretimin arttırılmasına çalışılmış ve özellikle bilezik kopça sistemi gibi büküm verme donanımlarından kaynaklanan sınırlamaların önüne geçilmeye çalışılmıştır.

Farklı iplik özellikleri nedeniyle bu teknikler dünya çapında geniş ölçüde ticari acıdan kabul görmemiştir.

Fakat yine de bunlar bir alternatif sunmaktadır ve bazı özel ürünlerin ekonomik bir şekilde elde edilmesinde yararlanılabileceklerdir.

Bükümsüz iplik üretim metotlarının çoğu iplik içerisindeki liflerin bir arada tutulması için genellikle bir yapıştırıcı madde kullanılır.

Bunlardan yüksek hızlarda düşük lineer yoğunluklu iplikler üretilebilir.

Kumaş oluşturulduktan sonra kullanılan yapıştırıcı madde uzaklaştırılabilir ve liflerin arasındaki bağlantı artık kumaş yapısından ileri gelen kuvvetler ile sağlanır.

Bu tur iplik bükümsüz yapısı dolayısıyla yüksek bir örtücülüğe sahiptir.

Bununla birlikte bu prosesler ilave kimyasal maddeler içerirler ve yüksek bir enerji tüketimi gerektirirler.

İplikler ancak lifler arasında iyi bir tutunma etkisi sağlayabilecek kumaş yapılarında kullanılabilirler.

Bir TNO bükümsüz iplik üretimine örnek; Bu iplik üretiminde fitil daha iyi bir kontrol sağlayan ıslak koşullar altında çekim işlemine tabi tutulur. Daha sonra aktif olmayan bir nişasta aynı zamanda geçici bir mukavemet kazanması için yalancı büküm uygulanan çekilmiş fitile uygulanır. Nişasta daha sonra kurutulacak olan bobinin buharlaşması ile aktif hale gelir. TNO bükümsüz sisteminin bir başka uygulamasında ise ştapel lifleri bir arada tutmak için nişasta yerine 80 °C üzerinde eriyen PVA (polivinil alkol) lifleri kullanılır. Bu aynı zamanda Twilo sistemi olarak da bilinmektedir.

MELANJ İPLİĞİ

Değişik renklerdeki elyafların belirlenen oranlarda karıştırılması ile elde edilen ipliklerdir.

Bu işlem değişik metodlarla gerçekleştirilebilir.

Harman hallaç dairesinde karıştırılabileceği gibi, vigure baskılı kamgarn tops veya bantlardan dublaj yapılarak karıştırılır.

Bir elyaf için uygun olan boyar maddenin diğer elyaf tarafından kabul edilmemesi melanj efektini oluşturur.

Üretimde kullanılacak boyalı elyaf miktarı, iplikten istenen renk özelliğine göre belirlenir.

Genelde kırçıllı, renk değişimli görünümüne sahip olup, dokumada ve örmede kullanılırlar.

Melanj kumaşlar kullanıldığı hammaddenin özelliklerini yansıtırlar.

Kumaşta istenen renk oranları ve tonları iplik sayesinde sağlanır.

Renk değişimli ve kırçıllı görünümü vardır.

Genellikle karışım iplikler kullanılır.

Melanj ipliklerle yapılan kumaşların, modaya bağlı olarak zaman zaman kullanım yerleri artmaktadır.

Ancak en çok kabul edilen kullanım yerleri sweatshirt, t-shirt ve eşofmanlardır.

Bunların dışında erkek ve bayan dış giyiminde yünlü melanj ürünler kullanılmaktadır.

MULİNE İPLİĞİ

Farklı renklerdeki ipliklerin birlikte katlanarak bükülmesi ile oluşan ipliklerdir.

Bu işlem ya ring iplik makinesinde, farklı renkteki fitillerin çekildikten sonra bükülmesiyle ya da tek kat ipliklerin katlanmasıyla elde edilirler.

Verilecek büküm miktarı ipliğin kullanılacağı yere göre ayarlanır.

Muline ipliklerin üretiminde değişik renklerdeki aynı veya farklı elyaf türleri kullanılabilir.

İpliğin özellikleri iplik üretiminde kullanılan elyafın özelliklerine bağlı olarak değişir.

Birbirinden farklı elyaf türleri kullanılarak, kullanım yerine uygun özelliklerde üretilen muline ipliklerdokuma ve örme kumaş üretiminde kullanılır.

Bu kumaşlar genellikle sert tuşeli olup, renk dağılımı homojen olan yüzey görünümüne sahiptir.

Muline iplik kullanılarak üretilen dokuma ve örme kumaşlar dayanıklı yapıları nedeniyle aşınmaya ve sürtünmeye maruz dış giyimde ağırlıklı olarak kullanılırlar.

Dokuma kumaşlardan, takım elbise, ceket, etek gibi; örme kumaşlardan ise kazak hırka gibi ürünler elde edilir.

RİNG İPLİK

Pamuk ve yün iplikçiliğinde son basamak, fitil makinesinden gelen fitilleri çekimle inceltip kullanılacağı yere uygun numara ve mukavemette iplik elde etmek ve bu ipliği masuralara sarmaktır. Bu işlem, bilezikli eğirme de denilen ring iplik makinelerinde gerçekleşir.

Pamuk ve yün ipikçiliğinde fitil makinesinden aldığımız fitil, ring iplik makinelerinde çekimle inceltilir, iplik oluşumu için yeterli inceliğe getirilen bu lif demetine büküm verilerek mukavemet kazandırılır. Bu şekilde oluşturulan iplik, masuralara sarılarak kops hâline getirilir.

Ring iplik eğirme sistemi sürekli (kontinü) olarak ipliği eğiren ve masuralara saran bir sistemdir. Bu sistemde iplik, çıkış silindirlerini terk ettikten sonra dönen iğ ve kopçanın içinden geçerek büküm almakta, iğ üzerine takılı olarak dönmekte olan masuraya sarılmaktadır. Ana iplik eğirme elemanı iğdir. Fitil aynı sistemde inceltilerek büküm alıp masuralara sarıldığı için kontinü (devamlı) bir sistemdir. Ring iplik makinesinde fitil makinesinin prensibine benzer bir sistem kullanılmakta olup daha hassas bir işlem geçirilmektedir.

Görevleri

*Fitil veya finisör makinesinden gelen fitilleri çekimle incelterek istenen numarada iplik elde etmek

*Çekimle inceltilmiş fitile büküm vererek mukavemet kazandırmak

*Elde edilen ipliği daha sonraki işlemlerde kolaylık sağlamak amacıyla masuralara sarmak

Çalışma Prensibi

Ring iplik makinesi üç kısımda incelenir.

*Besleme kısmı

*Çekim kısmı

*Büküm ve sarım kısmı 

Besleme kısmı 

Bu kısmın görevi, çekim ile inceltilecek olan fitilin masurasına askılık yapmak ve kılavuzlar yardımıyla fitili çekim tertibatına doğru yönlendirmektir.İplik makinesinin cağlığı üzerinde fitil bobinlerinin takıldığı fitil askıları vardır. Bu cağlık fitil bobinlerinin sıralanabileceği şekildedir. Otomatik olarak raylı fitil doldurma ve boşaltma tertibatları, fitil makinesinden raylı sistemle ring iplik makinesi cağlık kısmına dolu fitilleri sıralayabileceği gibi manuel (elle fitil değişimi) olarak da operatör fitil askılarına sıralayabilir.

Fitil makinesinde otomatik transfer sistemiyle veya manuel olarak operatör tarafından ring eğirme makinesi cağlığına sıralanan fitil masuralarından çekilen fitiller fitil istikamet çubuklarından geçirilerek birbirlerine karışması önlenir.

Ring iplik makinesinin çekim sistemine yönlendirilir. Makinenin en üst kısmında bulunan cağlık kısmındaki fitil askılarına takılı olan fitil masuraları, bir dönüş hareketiyle çekim bölgesine sağılır. Fitilin sağılma hız ve miktarı sabittir.

Fitil, fitil bobininden sağıldıktan sonra fitil istikamet çubuklarından geçerek fitil kılavuzuna girer. Fitil kılavuzu, gezdirici çubuk tarafından sağa ve sola hareket ettirilir. Bu hareketin nedeni, manşonların aşınmalarını yüzeye yaymaktır. Fitil bobininin rahat dönebilmesi için askılığın ve döner parçasının kırık ya da çatlak olmaması gerekir. Aksi takdirde askının dönmesi güçleştiğinden fitil, çekim sistemine girmeden önce bir miktar çekime uğramış olur.

 Cağlık

Fitil askısına takılı olan fitilin fitil gezdiricisine kadar izlemiş olduğu yola cağlık denir.

Fitil askısı 

Fitil askısı, genellikle fiberglas ve metal aksamdan oluşmaktadır. Fitil yumağı makaranın üst kısmından askıya geçirilip serbest bırakıldığında girişte sıkışan tırnaklar daha sonra açılarak makarayı tutar. Fitil askısı, dönebilme kabiliyetine sahiptir. Bu da fitilin çekim sistemine beslenmesi sırasında daha rahat bir şekilde çözülmesini (sağılmasını) sağlar. Eğer fitilin çözülmesi serbest bir şekilde olmaz ise istenmeyen çekim meydana gelir ve istenilen numarada iplik elde etmek zorlaşır.

Fitil istikamet çubuğu 

Fitillerin fitil gezdiriciye diğer fitillerle karışmadan düzgün bir şekilde sevkini sağlar. İstikamet çubuklarının yüzeyi, fitilin rahatça kayması için pürüzsüz olmalıdır. Nikelanjlanarak kayganlık ve parlaklığı sağlanır.

Fitil freni 

Fitil freni, fitil yumağına temas ederek onun kontrolsüz bir şekilde çözülmesini önler. Çünkü fitil askısı serbestçe dönebilen bir yapıda olduğu için eğer fitil yumağı dönüşü kontrol edilmez, kontrollü bir şekilde yapılmaz ise yumağın hızı gittikçe artabilir ve çekim sisteminin girişinde fitil yığılması olur. Bu istenmeyen durum fitil freni ile engellenir. Aynı zamanda fitilin çekim sistemine yönlendirilmesini sağlar. 

Fitil gezdiricisi 

Bu makine parçasına gezdirici kılavuz da denilmektedir. Makine boyunca yerleştirilmiş metal bir lama üzerine fitilin geçebileceği genişlikte dairesel deliği bulunan boncuklar yerleştirilmiştir. Metal lama aldığı hareket ile makine boyunca sağa ve sola hareket ettiğinde fitil de aynı hareketi yapar. Bu hareketi fitile yaptırmanın sebebi, kauçuktan imal edilmiş olan baskı manşonları ve apronların yüzeyinde fitilin sürtünmesinden dolayı oluşan aşınmayı apron ve manşonların daha geniş yüzeyine yayarak daha uzun süre kullanılmalarını sağlamaktır. Gezdirici kılavuzlarda biriken lifler, fitilin düzenli akışına engel olmaması ve çekim bölgesinden önce fitilin incelmesine sebep olmaması için temizlenmelidir. 

Çekim kısmı 

Çekim işlemi, silindir çiftleri arasında yapılır. Makineye beslenen fitil şeridine istenen iplik numarasına göre çekimin verildiği kısımdır. Bu kısımda üç adet çekim silindiri, üç adet de baskı silindiri vardır. Çekim silindirleri metal ve yivlidir. Baskı silindirleri ise kauçuk kaplıdır ve hareketini çekim silindirlerinden sürtünme ile alır.Alttaki silindirler, oluklu metalden yapılmış çekim silindirleri üstte ise elastik madde kaplı baskı silindirlerinden oluşur. Çekim silindirleri motordan gelen hareketle dişliler tarafından hareket ettirilir. Baskı silindirleri ise çekim silindirleri ile sürtünme sonucu hareket alır

Her çekim silindiri bir öncekinden daha hızlı döner. Aradaki hız farkından dolayı silindirler, çekim vererek fitili inceltir ve lifleri daha da paralel hâle getirir. Ortadaki baskı silindiri üzerinde manşon vardır. Manşonlar, elyafın daha iyi açılmasını ve çekilmesini sağlar. Çekimin düzgün yapılabilmesi ve elyaf sevkinde yığılma olmaması için 2. baskı ve çekim silindirleri üzerine apronlar geçirilmiştir. Apronlar sayesinde bükümü açılmış dolayısıyla mukavemeti azalmış inceltilmiş lif demeti ön silindire yakın bir mesafeye kontrollü, düzgün bir şekilde taşınmış olur. Uygulanan yüksek çekim miktarları iplik düzgünlüğünü bozmaktadır. Orta (ikinci) silindirle çıkış silindiri arasında elyaf uçuntularını tutup temizleyen keçe kaplı bir silindir mevcuttur

Çekim kısmında ön çekim ve ana (esas) çekim olmak üzere iki çekim bölgesi vardır. Ön çekim bölgesi, çekim sisteminin giriş silindiri ile ikinci silindir arasındaki bölgedir. Esas çekim bölgesi ise ikinci silindir ile çıkış silindiri arasındaki bölgedir.

Ön çekim bölgesinde verilen çekim miktarı çok azdır. Esas çekim, ana çekim bölgesinde verilir. Giriş silindirleri ile apron çifti arasındaki ön çekim bölgesinde liflerin giriftliği bozularak fitil, esas çekime hazırlanır. Buna fitil bükümünün kırılması denir. Apron çifti,çekim işlemleri sırasında elyaf demetinin daha geniş bir alan içinde kontrol edilmesini sağlar. Apron çifti ile ön silindir arasında istediğimiz iplik numarasını elde etmek için esas çekim işlemi yapılır. Çekim bölgelerinin mesafesi lif uzunluğuna göre ayarlanır. Bu mesafe lif uzunluğu kadar veya biraz daha fazladır.

Ön çekim (fitil bükümü kırıcı) 

Ön çekim miktarı ham maddeye, ekartman ayarına, toplam çekim miktarına ve fitil büküm sayısına bağlı olarak değişir. Elyaf uzunluğu kısa ise kırıcı çekim miktarı yüksek, elyaf uzun ise düşük seçilmelidir. Toplam çekim yüksek ise kırıcı çekim yüksek, toplam çekim az ise kırıcı çekim de düşük ayarlanmalıdır. Fitil bükümü fazla ise kırıcı çekim yüksek, büküm az ise düşük seçilmelidir. 

Esas çekim 

Çekim tertibatında 2. (orta, ara) silindir ile çıkış (ön, verim) silindiri arasında uygulanan çekime esas çekim denir. Esas çekim bölgesinde elyaf demeti istenilen numaraya kadar çekilerek inceltilir. 

Çekim silindirleri

Ön, orta ve arka çekim silindirleri olarak üç tanedir. Ön çekim silindiri, en hızlı dönendir. Orta çekim silindiri biraz daha yavaş döner. Arka çekim silindiri en ağır dönendir. Çekim silindirlerinin bu dönüş hızlarının farklılığından dolayı, fitil şeridi istenilen inceliğe çekilebilir. Çekim silindirlerinin hız farkıyla meydana getirdiği olaya çekim denir.

Çekim aparatlarında 1. silindirin basıncı fazladır. 2. ve 3. silindirler daha çok kendi ağırlıklarıyla basınç yapar. Çekim, silindirlerin birbirinden daha hızlı dönmesiyle oluşur. Arkadaki silindirlerde çekim daha azdır çünkü burada fitildeki bükümün çözülmesi sağlanır. Esas çekim 2. ve 3. silindirler arasındadır. İpliğin kopma ihtimali en çok olan ön silindirlere yakın pnömofil denen emiş sistemi vardır. Böylece kopan fitil diğerlerine dolaşmadan emilir. 

Manşonlar (baskı silindirleri) 

Ring eğirme makinesi çekim bölgesinde sevk edilmekte olan elyafın üstünde duran, çekim silindiri tarafından sürtünme ile tahrik edilen baskı kuvveti ile yüklenmiş, pürüzsüz tahtadan, sentetik kauçuk kaplı veya madenden silindirlerdir. Manşonlar, eğirme makinelerinde çekim esnasında elyafı çekmek, kontrol altında tutmak için kullanılır. 

Apronlar (çekim kayışları) 

Kaydırmalı çekim tertibatlarında elyafı girişten çıkışa kadar sevk eden kayış sistemleridir. Ring eğirme makinelerinde tek ve çift kayışlı çekim sistemleri kullanılmaktadır. Genellikle çift kayışlı sistemler kullanılır. 

Temizleme silindirleri (temizlik keçesi) 

Baskı tabancasının ön üzerinde bulunur. Ön manşon üzerinde biriken ölü elyafları temizler. Temizlik keçelerinin sürekli dönmesi gerekir. Dönmeyen temizlik keçelerinin mutlaka temizlenip dönmesi sağlanmalıdır. Çekim tertibatında, manşon yani baskı silindirlerini temizleyen silindirlerdir. Temizleme olayı, baskı silindirlerinin işlevi açısından önemlidir.

Çekim sisteminde temizliği sağladığı için yüzeyinde çok fazla elyaf birikir. Bu durumda temizleyici özellikteki silindir yüzeyi kapandığı için temizleme görevini yapamaz.Bu da üretimi etkiler. Kaliteyi ve verimliliği düşürür. Bunun için sık sık kontrol edilip temizlenmelidir. 

Apron kafesi

Ön çekim silindiri ile arka çekim silindiri arasında bulunur. Üzerinden geçen alt aprona yataklık yapar. 

Alt apron ve apron gergi mandalı

Orta çekim silindiri ile alt apron kafesi üzerinde bulunur. Arasından geçen fitil şeridinin homojen ezilmesini sağlar. Arka tarafında bulunan gergi mandalı sayesinde belirli bir gerginlik kazanır. Gergi mandalında sarık veya pislik olmaması gerekir.

Makinede yırtık veya kopuk apron varsa o bölgedeki yedek apronla değiştirilir. Şayet yedek apron yoksa tabanca kaldırılarak fitil şeritleri iptal edilir, yetkiliye haber verilir. Eğer kopuk veya yırtık apronlu iğ çalıştırılırsa o iğdeki iplik, çok kalitesiz olacaktır ve iplikte sık sık kopuşlar meydana gelecektir. 

Baskı tabancası

Çekim silindirinin üzerinde bulunur. Belirli bir basınçla çekim millerine baskı yapar. Baskı tabancasının ön ayağında ön manşon, arka ayağında arka manşon bulunur. Ön ve arka manşon birbirinden farklı yapıdadır. Ön manşon yumuşak, arka manşon daha serttir. Bu yüzden manşonlar yer değiştirmemelidir.

Arka manşon, arka çekim mili üzerine, belirli bir basınçla basarak fitil gezdiriciden gelen fitil şeridini belirli bir hızla çeker. Doğru yoldan alt ve üst apronların arasına girmesini sağlar. Baskı tabancasının orta ayağında üst apron kafesi ve üst apronlar bulunur. Üst apron kafesinde, bir adet çelik manşon ve üzerinde iki adet üst apron yer alır. Üst apronlar, tabancanın belirli basıncı sayesinde, alt apronlar üzerine baskı yaparak arasından geçen fitil şeridinin homojen bir şekilde ezilmesini ve açılmasını sağlar.

Üst apron kafesi, üst apronların sağa ve sola kaymamasını sağlar. Üst apron kafesinde klipsler bulunur. Klipslerin görevi, alt apron ve üst apron arasındaki basıncı ayarlamaktır. Klips olmazsa apronlar arasındaki basınç bozulur, iplikte sürekli kopmalar meydana gelir. Aynı zamanda kalitesiz iplik üretilmiş olur. Çalışan ipliğin numarasına göre klips renkleri değişir. Ön manşon, ön çekim silindirine baskı yapar. Apronlar arasından gelen ezilmiş ve çekilmiş elyafın çekim bölgesinden çıkmasını sağlar. Ön manşonlar üzerinde sarık olduğunda elle temizlenmelidir. Sert cisim veya kesici alet kullanılmamalıdır. Zedelenmiş ön manşon olursa hemen değiştirilmelidir. Bozuk manşon çalışırsa iplikte istenmeyen hatalar oluşur. 

Büküm ve sarım kısmı 

Büküm, elyafların bir arada tutulması ve mukavemet kazandırılması için ipliğe verilen spiral dönmelerdir. Büküm genellikle ipliklerin uçlarının nispi dönmesi sonucu oluşur. Ring iplik makinelerinde ipliğe verilen büküm iğ-bilezik-kopça üçlüsü yardımıyla sağlanır. Fitil, istihsal (verim, ön, çıkış) silindirinden çıktıktan sonra iplik rehberi ve bileziğe geçirilmiş kopçanın içinden geçerek masuraya iplik hâlinde sarılır. Masura ise iğ üzerinde, iğ ile birlikte dönmektedir. Masuranın dönmesi ile ipliğin sürüklenmesi sonucunda kopçada bilezik üzerinde dönmeye başlar. Bu dönme hareketi sayesinde lif demeti ön silindirden çıktığı andan itibaren burularak kendi etrafında döndürülerek büküm almaya başlar.

Büküm işleminin gerçekleştirilebilmesi için inceltilmiş fitilin alt ucundan tutulup döndürülmesi gerekir. Bu işlem; iğ, bilezik, kopça üçlüsü tarafından gerçekleştirilir. Kopça, inceltilmiş fitilin alt ucundan tutar; iğ ise bilezik ve kopça yardımıyla kendi etrafında fitili döndürerek büküm verir. Kopçanın bilezik ile olan sürtünmesi göz önüne alınmazsa iğin her bir devrinin veya kopçanın bilezik etrafında her bir turunun ipliğe bir büküm verdiği kabul edilir. Ön silindirden lif demetinin sevki devam ettiği sürece iplik hem büküm alır hem de masuraya sarılmaya devam eder.

Sarım işlemi; bilezik, kopça, iğ üçlüsünden oluşan tertibatla yapılır. Bilezik üzerinde serbestçe dönen kopça, sürtünme nedeniyle devrinden bir miktar kaybedecektir. İğ ve iplik ise onu devamlı dönmeye mecbur edeceğinden iğ ve kopça arasında devir farkı doğacak bunun sonucunda masuraya ipliğin sarımı gerçekleşecektir.

Sarım sırasında ipliğe yol görevi yapan, sarımı düzenleyen ve devamlı yukarıdan aşağıya aşağıdan yukarıya kalkıp inen bilezikli planga vardır. Planga, yukarıya ağır çıkarak ipliğin esas katını, aşağıya daha hızlı inerek ara katını masuraya sarar. Masuradaki koniklerin oluşması, makine üzerindeki tertibat tarafından sağlanır. Bu tertibat; mandal, çatal ve zincirden ibarettir. Zincir, planganın her bir hareketinde biraz kısalarak planganın hareketini geciktirir ve bir koniklik meydana getirir.

Otomatik olarak dolu masuraları makineden alıp yerine boş masuraları yerleştiren tertibatın dolu masuraları makinenin alt kısmında bulunan raylı sisteme yerleştirmesi sonucu ray sistemi ile bir sonraki işleme taşınır. 

İğler 

 Ring iplik makinesinde masuraya hareket vererek sarımın gerçekleşmesini sağlayan elemanlardır. İğler, makineye boyun ve taban kısmından yataklanmış şekilde bulunur.

İğlerin çok yüksek hızlara çıkmasını, kopça ve bilezik arasında meydana gelen sürtünme sınırlar. İğlerin diz ile komuta edilen fren tertibatı vardır. Masuraların iğler üzerine aynı şekilde oturması ve sıkı bir şekilde geçmesi gereklidir. Sallanan masura iğin titremesine neden olur.

Bilezik 

Bilezik, ring makinesindeki iğ etrafındaki halkadır ve kopçanın dönüş yolunu oluşturur. Yüksek bir sürtünmeye maruz kalır.Bilezik sertleştirilmiş kaliteli çelikten yapılır. Bileziklerin yüzeyleri kopçadan daha sert yapılmıştır. Kopçanın verimli olabilmesi için tam yuvarlak olması ve yüzeyinin düzgünlüğü çok önemlidir.Ön silindirlerden çıkan iplik, iğin dönmesinden oluşan kopçayı bilezik üzerinde kaydırarak masuraya sarılır.

Bilezik rayı

Ring iplik eğirme makinelerinde bileziklerin monte edildiği preslenmiş çelik saçtan yapılan sehpadır. İpliğin konik sarımı için planganın masuraya göre aşağı yukarı hareket etmesi gerekir. Planganın aşağı yukarı hareketi eksantrikle sağlanır. 

Kopça 

İpliğin masuraya sarılırken içinden geçtiği, ipliğe gerginlik veren ve aynı zamanda iğle birlikte bükümü sağlayan metalik veya plastik parçadır. Kopça bileziğe takılıdır ve iplik aracılığı ile sürüklenerek döner.

Kopçaların çift taraflı, tek taraflı, C, N, elips, oval kopça gibi çeşitleri vardır. Pamuk, viskon ve pamuk karışımları için daha çok C tipi kopçalar kullanılır. Kullanılan elyaf özelliklerine, üretim hızına vb. bağlı olarak kullanılan kopça tipi de değişebilmektedir. İyi bir kopçanın bilezik formuna uygun, düzgün satıhlı, iyi bir malzemeden yapılmış ve uygun ağırlıkta olması istenir. Kopçalar ağırlıklarına göre numaralandırılmıştır. İpliğin numarasına göre kopçalar değiştirilir.

Kopça ağırlığının (numara) çalışılan ipliğin numarasına uygun olması gerekir. Burada aynı şekilde iğ devri, sevk hızı, balon büyüklüğü ve kops sertliği de dikkate alınmalıdır. Balon formunun çalışma tutumuna, özellikle iplik kopuşlarına etkisi büyüktür. İplik balonu, normal koşullarda balon bileziğine hafifçe temas etmelidir. İplik balonunun gevşek ve gergin olmasına hafif veya ağır kopçalar neden olur. Bu tür iplik balonları iplik kopuşlarına, kopça aşınmasına ve iplik kalitesinin bozulmasına neden olur. 

Balon kırıcı

Kopça ile ipliğin büyük hızı neticesinde her ikisi de oldukça önemli merkezî kuvvetin etkisinde kalır. Bu kuvvet, kopçayı bileziğe bastıracak, ipliğin kuvveti ise bunu dışarıya fırlatmak isteyecektir. Bu sırada dönen iğin etrafında ipliğin armut şeklinde şeffaf bir biçim aldığı görülür. Buna balon denir

Ring iplik makinesinde balonlaşma sonucu masuralara sarılan iplikler birbirlerine sarılabilir ve iplik kopmaları oluşabilir. Bunu önlemek, balonlaşma sınırını belirleyen balon bilezikleri yardımıyla olur.

Balon bilezikleri ile balonun aşırı bir şekilde genişlemesi engellenir. Kılavuzlardan (domuz kuyruğu) gelen ipliğin dağılıp savrulmasını önler. İpliğin belirli bir alanda hareket etmesini sağlar. Kılavuzlar gibi iği tam ortalamalıdır. 

Ayırıcı plakalar (seperatör) 

Ayırıcılar esas olarak yan yana dönmekte olan iplik balonlarının birbirlerine ve duran veya hareket etmekte olan makine aksamına çarpmasını, takılmasını önlemek amacına yöneliktir.Bunlar, iplik balonlarının boyutlarını belirli miktarda sınırlayıp toplayabilir ve aynı zamanda işlem esnasında iplik gerginliklerini de etkileyebilir. 

İplik kılavuzu (domuz kuyruğu) 

İpliğe rehberlik yapan, ona yol gösteren elemanlardır. İpliğin sarıldığı masuranın ekseni ile aynı hizada ve üstünde uygun bir mesafede bulunan, iplik balonunun üst noktasını oluşturan iplik rehberidir. Çekim bölgesinden gelen ipliğin savrulup dağılmasını önler. Aynı zamanda iği tam ortaladığından ipliğin masuraya düzgün sarılmasını sağlar. 

Pnomofil borusu 

Pnomofil borusu emiş kanalına bağlıdır. İğde iplik koptuğu zaman, ön manşon ve ön çekim mili arasından akan materyali emerek materyalin diğer iğlerdeki iplikleri koparmasını ve materyalin çekim miline sarılmasını engeller. Pnomofil borusu tıkalı ise mutlaka temizlenip emiş yapması sağlanmalıdır. 

İğ freni

İği durdurmaya yarayan makine parçasıdır. İğ freni kullanılmadan ve iği durdurmadan masura veya kops, iğden çıkarılıp takılmamalıdır.

Masura

Üzerine iplik sarılan eğirme elemanıdır.

Kops

Masuranın üzerine iplik sarılmış hâlidir.

Pnomofil deposu

Pnomofil borularının emdiği materyalin toplandığı kısımdır. Deponun sık sık temizlenmesi gerekir.

Gezer temizleyicisi (elektrojet)

Üfleme ve emme işlemini aynı anda yaparak makinalar arasında dolaşır. Üflemeyi makine üzerine yapar. İplik üzerine uçuntuların yapışmasını engeller. Yerdeki uçuntu ve ölü elyafı toplamak için emiş yapar.

Open-end (açık uç) İP

Open-end (açık uç) iplikçiliği en önemli eğirme yöntemlerinden biridir. Ring iplik eğirmede üretim hızı sınırlı olduğundan alternatif olarak ortaya çıkan bir eğirme yöntemidir.

GÖREVLERİ

1-Band hâlinde gelen elyaf grubunu tek lif hâline gelinceye kadar açmak ve temizlemek.

2-Lifleri düzenli bir şekilde bir araya getirmek ve bükmek.

3- İstenilen numarada iplik elde etmek.

4-Elde edilen ipliğe bobin hâlinde sarmak.

ÇALIŞMA PRENSİBİ

İplik makinesine genelde birinci ya da ikinci pasaj cer bandı (hemen hemen her zaman) ya da tarak şeridi beslenmektedir. Şerit, eğirme biriminin hemen altına yerleştirilmiş olan dairesel ya da dikdörtgen kovalardan gelerek besleme silindiri ve besleme masası aracılığıyla şerit kılavuzundan geçerek dönmekte olan acıcı silindirlere ulaşır. Dönmekte olan besleme silindiri cer şeridini kıstırır ve besleme masası üzerinden acıcı silindir muhafazasına doğru ittirir. Besleme tablasındaki yaprak yay mekanizması sayesinde cer bandının besleme silindirine doğru sıkı bir şekilde kıstırılması sağlanır.

İplik kopuşu olması durumunda besleme kavraması ayrılır ve böylece besleme silindiri durdurularak şerit besleme işlemi otomatik olarak durdurulur. Bunu sağlayan sinyal, ipliği yoklayan cihaz (iplik monitörü) tarafından oluşturulur. Geleneksel ring iplik eğirme işleminde lif demeti-yani cer bandı- besleme esnasında bir bütün olarak yeterli kohezyona sahip olarak sağlanır ve eğirme işlemi esnasında sadece inceltilir. Rotor iplik eğirmede lif demeti tek bir life kadar açılır. Bu işlem esas olarak acıcı silindir tarafından gerçekleştirilir.

 Testere dişlere sahip olan bu silindir besleme silindiri ve besleme masası arasında kıstırılmış olan lif tutamını tarar; tutamdan çekilen lifleri lif kanalına aktarır. Liflerin lif kanalı aracılığıyla açıcı silindirden rotora transferi için hava akımı gerekmektedir. Bu akım eğirme bölgelerindeki ana kanal ve sonrasında rotor yuvasındaki vakum ile sağlanır. Vakum, her rotor yatağındaki küçük kanalların sağladığı emiş sonucu merkezi fan ile sağlanır. Bu negatif basıncı oluşturmak için, rotor kutusu mümkün olduğunca sıkı bir şekilde kapatılmalıdır. Transfer edilen havanın çoğu döküntünün uzaklaştırıldığı yarıktan ve çok azı da emiş borusundan girer. Acıcı silindirin merkezkaç kuvvetinin bir sonucu olarak gelen şeritteki çepel, acıcı silindir muhafazasındaki bir açıklıktan uzaklaştırılır. Uzaklaştırılan çepel bir konveyör bandının üstüne düşer ve makinenin her iki tarafında bulunan emiş düzeleri ile temizlenebilir. Elyaf kanalındaki emiş havası lifleri acıcı silindirin yüzeyinden kaldırır ve lifleri rotora doğru sürükler. Bu hareket esnasında, hem hava hem de lifler besleme borusunun şekli sebebiyle ivmelenir. Bu sayede kıstırma bölgesini/acıcı silindirini takiben ikinci bir çekim sağlanmış olur ve liflerin daha fazla birbirinden ayrılması ile sonuçlanır.

Dahası bu hava akımında liflerin kısmı olarak düzleşmesinde artış da sağlanır. Rotorun çevresel hızının liflerin hızının birkaç katı olması sebebiyle liflerin rotor duvarına ulaşmasıyla üçüncü bir çekim sağlanır. Bu çok önemli bir özelliktir, çünkü liflerin oryantasyonunu bariz bir şekilde olumlu yönde etkiler. Liflerdeki nihai düzleşme ise liflerin rotor içinde etkili olan muazzam büyüklükteki merkez kaç kuvvetinin etkisiyle rotor duvarından aşağıya rotor yivine doğru kayması sonucu sağlanır. Ortalama olarak bir ila beş lif (bir bölgede) aynı anda lif kanalından çıkar. Rotor duvarından aşağıya doğru kaydıktan sonra rotor yivinde uzunlamasına olarak birikir. Sabit duran lif kanalı çıkışının altında rotorun sürekli donuyor olması sebebiyle yivde sürekli lif birikmektedir, lifler sürekli olarak yive düşmektedir (yani, lif lif üzerine birikmektedir). Bu şekilde yivde kesiksiz lif halkası elde edilir. Bu işleme geri dublaj denilmektedir. İlave başka bir şey yapılmazsa, rotor kısa surede tıkanacaktır. Ancak, tek amaç bu liflerden iplik elde etmek olduğu için ipliğin serbest ucunun döner eksenden rotor çevresine doğru uzamasına izin verilmektedir. Bu noktada etkiyen merkezkaç kuvveti (liflerin kütlesinin 100 000 katından fazladır) iplik ucunu sıkıca rotor yivi duvarına doğru, tıpkı bilezikteki liflere yapıldığı gibi, bastırır. Böylece iplik ucu rotor duvarına yapışır. Rotor döndükçe ipliği de beraberinde ilerletir ve iplik düze etrafında bir krank kolu gibi dönmeye başlar. Rotorun her turu ipliğe bir tur gerçek büküm verir.

İplik, etkiyen kuvvetlerce belirlenmiş olan maksimum büküm değerine ulaştığında, kendi ekseni etrafında dönmeye başlar, yani rotor yivinde yuvarlanmaya başlar. Artık acık iplik ucu paralel liflerden oluşan tutamın üzerinde birleştirme bölgesinde bulunmaktadır; böylece fırçaya benzeyen iplik ucunun kendi etrafında dönmesiyle sonraki lifleri yakalaması ve yeni iplik kısmını oluşturmak üzere büküm vermesi sağlanır, yeni oluşan kısım da sonraki lifleri yakalar ve büküm verir ve bu şekilde devam eder. Böylece iplik sürekli olarak eğrilmeye devam eder. Bu ipliğin rotordan çekilip alınması bir zorunluluktur, bu işlem iplik kompenzasyon (dengeleme) çubuğu aracılığıyla çekim silindirlerince gerçekleştirilir ve sarım silindirince çapraz sarımlı bobin haline getirilir.

Eğirme elemanları

 Open-end makinesindeki temel eğirme elemanları eğirme kutusunun (spinbox) içinde bulunur. Eğirme kutusunda bulunan eğirme elemanları şunlardır:

1-Açıcı silindir

2- Rotor

3-Çıkış düzesi

Açıcı silindir

Açıcı silindirin görevi, band formundaki elyaf kütlesini tek lif hâline gelinceye kadar açmak ve besleme kanalı yardımıyla rotora iletmektir. Açıcı silindirin üzeri testere dişli garnitür telleriyle kaplıdır.

Açıcı silindir garnitür telleri lif çeşitlerine göre farklılık gösterir.

Rotor

Rotor temel eğirme elemanı olup ipliğin oluştuğu kısımdır.

 Açıcıdan gelen tek lif hâlindeki elyaf rotorun içinde bir araya toplanır. Lifler, rotorun içine sarkıtılan iplik ucu ile birleşerek rotorun dönüşü ile büküm alır. İplik numarası ve özelliklerine göre çeşitli tipte rotorlar bulunur.

 Çıkış düzesi

Rotordaki lifler büküm alarak iplik yapısına katıldıktan sonra yaklaşık 90°lik bir açı ile iplik çekim düzesi ve onu takip eden çıkış kanalı içinden geçerek dışarıya alınır.

 İpliğin numarasına ve büküm miktarına göre farklı çıkış düzeleri kullanılır.

Rotor ( Open-End ) makinesinde İplik parafinleme tertibatı

Özellikle örme mamullerin (üretim esnasında iplik iğneler etrafında keskin dönüşler yapmaktadır) üretilmesinde kalın iplikler iplik kopuşları ve yüksek derecede aşınma gibi sorunlar yaratabilir. Çalışma performansını iyileştirmek için örme iplikleri genelde parafinledir. Rotor iplik makinesinde bu işlem doğrudan eğirme bölgesinde gerçekleştirilebilmektedir. İşletme sonuçlarına göre sürtünme katsayısındaki %40 50’lere varan maksimum derecede azalma genelde uygulandığı şekliyle (bir kilo iplik başına 0.5 – 3 g) parafinleme işlemi ile sağlanmaktadır. Parafinin tipi ve kalitesi optimum ( uygun değer ) parafinleme işleminde belirleyici olmaktadır. Parafinler sertlik, erime noktası ve nüfuz etme özellikleri acısında farklıdır ve kullanılan hammadde, iplik tipi ve örme işlemi gerekliliklerine göre seçilmelidir. Parafinleme tertibatları ayrıca kullanılan parafin blokları acısından farklılık göstermektedir. Daha uzun çalışma sürelerine ek olarak, daha geniş parafin blokları parafin yenileme ihtiyacını azaltmaktadır. Bu bağlamda fazla parafinleme de aynı yetersiz parafinleme gibi zararlıdır ve her iki durum da yüksek sürtünme katsayılarına sebep olur. Parafinleme tertibatı çıkış silindirleri ve bobin arasına yerleştirilmiştir böylece iplik parafin kütlesinin üzerinden geçerken yapışan parafin parçacıkları sayesinde iplik yağlama işlemi gerçekleşir. İplikler örme makinesinin İğnelerinde keskin bir şekilde eğildiklerinden bu parçacıklar ovalanarak örme işleminin sorunsuz gerçekleşmesini sağlar. Parafin bloğu bir yay vasıtasıyla sürekli teması sağlayacak şekilde uygun pozisyona itilmektedir. İplik kopuşlarında dönmekte olan parafin bloğu durdurulur. Parafinleme tertibatı her zaman dengeleme yayı ya da iplik gerginlik çubuğu şeklinde iplik dengeleme tertibatına gerek duyar. Parafinleme cihazının üstünde ya da altında bulunan değişik kapaklarla parafinin eğirme kovalarına düşmesi dolayısıyla besleme bantlarını kirletmesi önlenir.

REJENERE İP

Rejenere (Alm. Regenerat Faser, Fr. fibre régénérée, İng. regenerated fiber), hammadde olarak protein, selüloz gibi doğal maddelerden elde edilen viskon, kazein, soya lifleri benzeri kimyasal liflerdir. Rejenere ya da rejenerasyon, düzelmek, yeniden oluşmak anlamına gelmektedir. Tekstilde yapımında başlangıç maddesi olarak doğal ham madde (selüloz veya protein) kullanılan, kimyasal işlemlerle esas molekül yapısı bozulmadan elde edilen liflere rejenere lif denir. Rejenere lifler, doğal polimerlerden kimyasal ve fiziksel işlemlerle yeniden şekillendirilerek bir lif çekim yöntemiyle filament hâlinde üretilirler. Doğal polimer maddenin kaynağına göre rejenere elyaf iki çeşittir: selüloz esaslı lifler ve protein esaslı lifler.

Rejenere (suni) lifler, elyafın temel maddesi olan polimerlerin, doğal kaynaklardan polimer bileşikler hâlinde elde edilerek birtakım fiziksel ve kimyasal yöntemlerin uygulanması ile oluşan tekstil lifleridir.

Selüloz Esaslı Rejenere Lifler

Rejenere selüloz lifi (Alm. Regenerat Cellulose Faser, Fr. fibre cellulosique régénérée, İng. regenerated cellulose fiber), ham madde olarak selülozdan üretilen kimyasal liflerdir. Rejenere elyafı oluşturan doğal polimer olarak selüloz kullanılmışsa rejenere selülozik elyaf adı verilir.

Protein Esaslı Rejenere Lifler

Rejenere protein lifi (Alm. Regenerat Protein Faser, Fr. fibre de protéine régénérée, İng. regenerated protein fiber), ham madde olarak sütteki zein ya da soya fasulyesindeki glisinin gibi proteinlerden elde edilen kimyasal liflerdir. Doğal polimerlerden olan protein maddeleri de değiştirilerek veya rejenere edilerek farklı elyaf türleri elde edilmektedir. Bunlar için başlangıç maddesi olarak genellikle hayvansal (süt kazeini) veya bitkisel protein (mısır proteini, soya fasulyesi ve yer fıstığı proteinleri) kullanılmaktadır.

Leave a Reply